Kemalistler
Kemalistler
Kemalistler

Mustafa Kemal Atatürkün Solculuğu

Ergenekonla Durum Değerlendirmesi - Kemalistler.Net

Kemalist Blog

4/8/2008 - Masumlaşan PKK ve “Mağdur Kürtler”

Kategori: Teror

Masumlaşan PKK ve “Mağdur Kürtler”

Güngören patlaması kimin işi?


Geçtiğimiz hafta Güngören'de 17 kişinin ölümüyle sonuçlanan bir terör saldırısı gerçekleştirildi. PKK, eylemi sahiplenmemişti ancak hem saldırının yapılış biçimi ve yöntemi hem de kullanılan patlayıcının türü failin PKK olduğunu ortaya koyuyordu. Yapılan araştırma
ve soruşturmanın sonucunda da saldırganların PKK’lı olduğu ortaya çıktı.


Ancak saldırı ile ilgili yapılan açıklamalara ve gazetelerin yorumlarına bakılırsa son bir haftadır özellikle çok derin bir komplo ile karşı karşıyayız. Sanki bugüne kadar PKK sivil halka yönelik bir saldırı yapmamış gibi bunun PKK’nın işi olamayacağı söylendi ve PKK bir anda masum bir tarafa dönüştürüldü.


Kurulduğu andan itibaren Türkleri hedef alan ve acımasızca saldırılar düzenleyen PKK bu kez başsağlığı dileyerek eylemi üslenmediğini söylüyor ve tüm medya da PKK’yı suçlamadan önce beklemek gerektiğini savunuyordu.


Evet, eylemi gerçekleştiren PKK’ydı ama ortada çok derin bir PKK vardı! Türkiye’de artık bazı şeyler olduğu ve göründüğü gibi değil de, “Ergenekonlu” ve “provokasyonlu” haliyle tartışılıyor.


Başbakan, eylemi kınarken yaptığı açıklamalarda “azılı çetelerden ve terör odaklarından” bahsetti ancak bunun ismini koymanın doğru olmayacağını, bunun terörü güçlendireceğini ve hedefine ulaştıracağını ekledi. Adını koyduğu için de Baykal’a çattı. Üzerine, aylardır duymaya alıştığımız demokrasi vurgusunu yineledi: “Ne kadar çok demokrasi o kadar az terör, ne kadar çok özgürlük, o kadar az saldırı.”


Tayyip ve Ahmet Türk PKK’yı aklıyor


Sanki bugüne kadar PKK hiç eylem yapmamış, sivil halka zarar vermemişti de böyle bir saldırıyla PKK’nın adını yinelemek PKK’yı meşhur edecek, onu güçlendirecekti. Ancak Tayyip’in ismini zikretmemekteki amacı onu gündeme getirerek ona hizmet etmekten kaçınmak değil, bu işin ardında PKK’nın dışında bir gücün olduğunu vurgulamaktı.


Artık eli kanlı, ırkçı PKK gitmiş, yerine PKK’yı tüm bu saldırılara zorlayan başka bir çete gelmiştir ve bu öyle “azılı bir çetedir” ki, 30 yıllık PKK’yı bir anda aciz ve masum bir yapıya büründürmüştür. Terör örgütü PKK, ne acıdır ki haklı bir zemini olan ancak zamanında yanlış bir yöntem kullanmış ama hiçbir zaman da bu kadar acımasız olmamış “bizden bir PKK”ya dönüşmüştür.


Nereden çıktı Türk-Kürt çatışması?


Ahmet Türk de PKK’yı suçlayanlara veryansın ederek “aman bilip bilmeden PKK’ya bağlamayın” diye örgütünü savundu. Onun yaptığı açıklamalar Tayyip’inkilerden daha netti:


“Şimdiye kadar birçok katliamın altından Ergenekon çıkmadı mı? Bu derin güçlerin halklarımızı birbirine kırdırma senaryoları deşifre olmuştur… Toplumlar arasında kin ve nefret tohumları ekilmeye çalışılıyor. Kürtler ve Türkler birbirine kırdırılmaya birbirine saldırmaya yönlendiriliyor. Bu vahşet eylemini tipik bir terör saldırısı olarak ele alabilir miyiz? Açık ki saldırı çok boyutludur ve çok derin bir provokasyona işaret ediyor…”


PKK’nın Meclis görmüş kanadı provakasyona işaret ederek demek istiyor ki, bu saldırıyı Ergenekon gerçekleştirdi ve PKK’nın üstüne atarak bir Türk-Kürt savaşı başlatacak. Üstelik bunu bir tek o da söylemiyor. Başta Radikal ve Taraf olmak üzere pek çok gazetenin köşe yazarı da benzer yorumlar yaptı.


Taha Kıvanç, adeta dua ediyordu “lütfen PKK olmasın, PKK olmasın” diye… Yoksa Kürtlere saldırı başlarmış. Türker Alkan da PKK yapmış olsa bile, ne olur Kürtleri suçlamayalım diyor. KESK, Tabipler Birliği ve Eğitim-Sen gibi Kürtçü kuruluşların başkanlarıyla birlikte Güngören'e taziye ziyaretine giden Ufuk Uras da “kardeş kavgası yaratmak isteyenlere karşı” terörü kınayalım diyordu.


Orada durun bakalım! Şimdi Kürtlerden, kardeş kavgasından bahseden mi oldu?


Bu tartışmayı açan şey, Baykal’ın geçtiğimiz hafta gündeme getirdiği kitlesel eylem önerisi. Zaman zaman yerinde çıkışlar yapan Baykal “terörü lanetleyelim, İspanya'da olduğu gibi kitlesel bir eylemle sokağa çıkalım” demişti. Başta Tayyip olmak üzere Kürt-İslamcılar ve Kürtçülerin hepsi karşı çıktı. Bu terörü lanetlemek değil iç savaşı kışkırtmak olur, Kürt-Türk kardeşliğine halel getirirmiş.


İşte tartışma buradan çıktı. Birdenbire Türk-Kürt kardeşliği vurgusu başlayıverdi. Ahmet Türk işi daha da kişiselleştirdi ve “Baykal terörün siyasi desteklerinden bahsediyor. Açıkça soralım partimize bir linç kampanyası, yöneticilerimize ve üyelerimize linç saldırısı mı planlanıyor?”


“Vatandaşlarımızın acılarını kışkırtarak milliyetçi gösteriler mi düzenlemeye çalışıyor vatandaşlarımızı teselli etmeye mi gidiyor yoksa milliyetçiliği kışkırtmaya mı gidiyor. Sayın Baykal halkı kime karşı sokağa davet ediyorsun. Kürtlere karşı bir linç kampanyasından mı medet umuyorsun..”


Evet Baykal terörü lanetlemekten bahsediyordu ama Kürtlerden bahseden olmamıştı. Ama belli ki bu adamların aklına terör ve PKK dendiğinde Kürtlerden başka bir şey gelmiyordu. Yoksa her Kürdün potansiyel bir PKK’lı olduğunu falan mı düşünüyorlar! Ya da bu ülkede bir Kürt terörü olduğundan mı? Ya da Kürtlerin Türkiye’yi iç savaşa götürmeye çalıştığından mı?


İtleri salıp taşları bağladılar


Yıllardır Türkleri dizginlemeye çalışıyorlar ya aman sokağa çıkmayın aman bayrak asmayın diye… Galiba bu ülkede örgütlü bir Kürt gücü var ve milliyetçi bir tepki oluşursa Türk-Kürt savaşı çıkabilir. Korkuları bundan.


Başka bir ifadeyle bu adamlar bir Türk-Kürt savaşının çıkmasını istiyor ama henüz değil!


O yüzden şimdi “masum ve hedef gösterilen Kürtler” vurgusu ön plana çıkıyor.


Oysa Güngören’deki saldırı hiç de yeni değil ve ilk de değil. Güngören seçilmiş bir bölge. Geçtiğimiz Kasım ayında, DTP’nin ilçedeki Halk Günü’nü salonun yakınındaki binalara Türk bayrakları asarak protesto eden vatandaşların yaşadığı bir yer. Yani “hedef olmayı hak eden bir yer”. Güngörenliler, bu adamlara bakılırsa aslında iç savaşı çoktan kışkırtmışlar bayrak asarak ve hak etmişler.


Yine saldırgan Türkler ve masum Kürtler hikayesi yani…


Evet, aslında söylenmek istenen tam da bu. Türk-Kürt çatışmasını engellemeye çalıştıklarını söyleyenler aslında tam tersine iç savaşı kışkırtıyorlar. Güngören saldırısının ardından gazetelerin manşetlerine bir bakın. Bir tanesi bile bunu Türklere yapılmış bir saldırı olarak değerlendirmedi.


Çünkü bugün Türkler hem sayıca azınlık durumuna düşürülmeye çalışılıyor hem de sahipsiz bırakılıyor. Bir Kürdün burnu kanasa günlerce barbar ve faşist Türklerden bahsedilir. Ama Türklere toplu katliam bile yapılsa, bir bayrak asıp bunu protesto edemezsiniz hemen sizi iç savaş çıkartmakla, Kürtleri hedef göstermekle suçlarlar. Terörü, PKK’yı lanetleyemezsiniz çünkü sokağa çıkmakla Kürtleri linç etmek eş değerdir bunlara göre.


Ne yazık ki bu ülkede “PKK eşittir Kürtler” denklemi artık kabul edilmiştir. Ama dikkat edin bunu biz değil, onlar söylüyor!


Ve bu denklemin bileşenleri, mağdurlaştırılırken Türkler, kendi ülkesinde yalnızlaştırılıyor.


Serap Yeşiltuna - TürkSolu

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/7/2008 - İstanbulda Terör Saldırısı

Kategori: Teror
 
İstanbul'da Terör Saldırısı 2 ayrı patlama



Meydana gelen patlamalarda ilk belirlemelere göre 13 kişi öldü, 72 kişi de yaralandı.

Güngören'de 2 ayrı patlama meydana geldi. Meydana gelen patlamalarda ilk belirlemelere göre 13 kişi öldü, 72 kişi de yaralandı.

Patlamanın ardından polis, itfaiye, ambulans ve doğalgaz ekipleri Güven Mahallesi Kınalı Caddesi Menderes Çıkmazı'na sevk edildi.

VALİ GÜLER: 13 ÖLÜ, 72 YARALI VAR

Güngören'deki patlamanın ardından İstanbul Valisi Muammer Güler olay yerine gelerek inceleme yapmaya başladı. Vali Güler, ilk incelemelerinin ardından, meydana gelen patlamaların kesinlikle bomba olduğunu, saldırının bir terör saldırısı olduğunu ifade etti. Güler, ilk belirlemelere göre 13 kişinin hayatını kaybettiğini, 72 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Öte yandan olay yerine çevik kuvvet ekipleri sevk edildi ve güvenlik çemberi oluşturdular...

Yetkililer, meydana gelen patlamanın bomba nedeniyle meydana geldiğini belirterek, ikinci patlamanın canlı bomba olabilme ihtimali üzerinde durduklarını açıkladı.

GÖRGÜ TANIKLARI ANLATIYOR:

Salim Açan isimli görgü tanığı iki patlama arasında yaklaşık 20 dakika olduğunu belirtti.

Salim Açan, CNN TÜRK canlı yayınında aktardığı bilgilerde; "İlk patlama telefon kulübesinde meydana geldi. İkinci patlama ise biraz ilerideki bir aracın yanında gerçekleşti. Ben 112 görevlisi olduğum için ilk müdahalede bulundum. Bir kaç tane yaşlı ölü insan gördüm" dedi.



Blogcunun Yorumu : Ergenekon yalanına gelince aslan kesilen Emniyet İstihbaratı,dün gece çok büyük bir şekilde çuvallamıştır.MİT ve Jandarma İstihbarat Daire Başkanlığı`nın da bu olaydaki konumları önemlidir.

Emniyet İstihbaratı madem Ergenekon yalanında her türlü bilgi ve belgeye sahipti, samimiyetine inandırmak için PKK konusunda da aynı özeni göstermek zorundaydı.Bu gece bazı şeyler daha da netleşmiştir.Dün gece orada onlarca insanımız hayatını kaybetmiş, yaralanmış, bir kısım işletmecinin ise iş yerleri zarar görmüştür.Devletin görevi halkını korumaktır.

İki yıl önce PKK provokasyonları için PKK Diyarbakır`da, Adana`da, Muş`ta! Ya Devlet Nerede! demiştik.Bugün Türkiye bu sözleri tekrar vurgulamamız gereken bir durumdadır.Sınır ötesi harekat elbette olacaktır, olmalıdır.Fakat devletin öncelikli görevlerinden biri de kendi iç huzurunu sağlamaktır.Bu yüzden sınır ötesi operasyonla paralel olarak Diyarbakır, Muş, Adana ve buna benzer doğu ve güneydoğu illerine,batının sanayi şehirlerine gözaltılar ve tutuklamalar için ekipler gönderilmelidir.

Ya Tam Susturacağız, Ya Da Kan Kusturacağız!
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/7/2008 - Asıl Terörist Kim?

Kategori: Teror
 
Asıl Terörist Kim?



Terör, "bir toplumda bir grubun halkın direnişini kırmak için yarattığı ortak korku" , "genellikle siyasal nedenlerle, halkın gözünü korkutmak ve halkı yıldırmak için dehşet öğesini kullanmak" , "yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş" olarak tanımlanır.

Türkiye Cumhuriyeti son altı yılında tarihinde ilk kez bu denli büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalmıştır.Geriye şöyle bir baktığımızda,devletin temel kadroları değiştirilmiş, faşist korku yönetimine dayanan kadrolar gelmiştir.Stratejik kurumlar özelleştirilmiş, Kıbrısta kırmızı çizgi kalmamış, terör örgütü PKK yandaşlığı yapmak meşrulaştırılmıştır.Çankayaya bir Cumhuriyet düşmanı oturtulmuş, Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanı koltuğunda birisi kendi ülkesini Avrupaya şikayet edecek kadar vatan duygusunu yitirmiştir.1980 öncesi ve sonrası polisle arası hiç de iyi olmayan Türk Halkı, polis dinlemeleri ve tepkileri yüzünden yeniden çekinmeye,sinmeye başlamıştır.

İşte tam bu noktalardan Türkiye Cumhuriyetini vuran ABD güdümündeki işbirlikçi güruh, polisi operasyonal gücü olarak kullanmakta, Türk Ordusuna karşı cephe almaktadır.Özellikle polis içindeki Fethullahçı bir grup yapının üyelerinin "Asker müdahale ederse karşısında da biz varız." anlayışı Türkiyedeki açık cepheleşmenin en önemli göstergelerindendir. Güvenlik, istihbarat teşkilatının önemli kademeleri Fethullah Gladiosu tarafından ele geçirilmiş, kadrolaşma kolaylaşmıştır.Tabi Polis Okulları Sınavlarının da daha önceden Fethullahçı okul ve dershanelere verilmesi de kadrolaşmayı kolaylaştırmıştır.

Bu Kin Neden?

İktidar - Emniyet İstihbaratının bir kısmı - Fethullah üçgenindeki Ordu karşıtlığının köklerine inelim.Türk Milleti ve Ordusu , I.Kurtuluş Savaşında ve savaş öncesinde Mustafa Kemal ve Kemalin Askerleriyle birlikte uyanışa geçmiş, Osmanlı Devletini tarihin karanlıklarına gömüp çağdaş Türkiye Cumhuriyetini taviz vermeden, emperyalizmin karşısında "uzlaşmacı" anlayış sergilemeden kurmuştur.Peki, antidevrimci cephenin o zamanlar yaptıkları neydi?İdam fermanları, isyan çağrıları, ordunun silah bıraktırılması istemi...

Şeyh Sait ayaklandı birden,sebep: dinin elden gitmesi.İstanbul gazeteleri "halifelik kalkmamalı, kaldırılmamalı, kaldırılırsa kötü olur, Türkiyenin hiçbir önemi kalmaz" görüşleri bildirirken,İngilizler Musulu ellerinde tutmak,daha da önemlisi Mustafa Kemali millet ve meclis karşısında zor duruma sokmak için bugünkü ihtiras ocaklarının atalarını Mustafa Kemale karşı ayaklandırdılar.Aynı dönemde vatansever fakat ufku dar milli mücadele komutanları da muhalif hareketlerle bu görüşleri gıdıklamaktaydılar.İşte dinci terör böyle başladı.

İsyan bastırıldı.İstanbul gazeteleri kapatıldı,Şeyh Sait ve arkadaşları asıldı, Terakkiperver Parti yöneticileri için kötü bir gelecek gözüktü.Fakat tehlike tamamen geçmedi.İsmet Paşa Lozan için "Tetikte durulmalı.Emperyalist görüşler her zaman için hortlayabilir." demişti.

Şeyh Saitle benzer görüşteki Saidi Kürdi,isyan bastırıldıktan sonra Saidi Nursi olmuştu.Tehlike kürtçülükken, şeriatçı - kürtçülüğe kaymıştı.Adnan Menderes elini öptü bu tımarhane kaçkınının.Sonra gelişeceği ortam yaratıldı.Bugünkü gibi bir isyan başlatamazlardı.Çünkü o zamanlar tamamen dinci yetişmiş bir taban yoktu.

Sonra aynı ordu 27 Mayıs Kemalist İhtilalini gerçekleştirdi.Türkiyenin en demokratik Anayasasını yaptı.Fakat gericiliğe izin yoktu,bazı kafalar kesilmişti.Böyle demokratlık mı olurdu?

Aradan 30 sene geçti.Bu 30 sene zarfında iki tane faşist darbe gerçekleşmiş,27 Mayıs öldürülmüştü.Faşistler Anayasa yapmışlar,kendilerini de aklamışlardı.27 Mayıs Demokrasi Bayramı çok demokrat kişiler tarafından kaldırılmıştı.Bu ortamda dinciler güçlendiler.ABD desteğiyle mali sorunları çözüldü ve kendi tabanlarını yarattılar.

Sonra belediye seçimlerini aldılar.Belediyelerini şeriat ocakları olarak gördüler,ona göre işlettiler.Sonra Türk Ordusu bir kez daha özüne döndü.Kimine göre "Modern",kimine göre "Post Modern" ihtilali gerçekleştirdiler.28 Şubat gerekli bir askeri önlemdi.28 Şubat dinci kesimin tabanını da bölmeye çalıştı,fakat başaramadı.

Bugün Şeyh Saitin ve Kürt Saitin takipçisi Nurcu hareket gücünü 58 senedir oluşturulan bu dinci tabandan almaktadır.

28 Şubat sonrası dönemde MSP (Milli Selamet Partisi) geleneğinden ayrılarak kendi hareketlerini oluşturan grup,ABD için biçilmiş kaftandı.Bu grubun başı Atatürk ve onun ordusuyla başı dertten bir türlü kurtulamayan biriydi ve bu yönüyle kullanılmaya müsaitti.Çünkü bu adam başa geldiğinde ister istemez bir ordu karşıtlığını başlatacaktı,hele ki bu işi ABD yönlendirebilirse bu bulunmaz fırsattı...

İşte Tayyip Erdoğan ve ekibi böyle iktidar yapıldı.Şansa bakın ki tam o sıralarda Genelkurmay başkanlığında öyle biri oturuyordu ki,AKP kendisi uğraşmak zorunda kalmadı : Hilmi Özkök`e havale etti.Bu zat kendini siyasi bir aktör olarak gören biriydi.Eğer o,AKP yi destekliyorsa ordu da destekliyor demekti.Uzun süre AKP,NATO,ABD yanlısı açıklamalar yaptı, destek verdi.Öyle ki orduyla arası açık iktidar bu zata "Hocam!" diye sesleniyordu.Yine AKP iktidarından sonra Cumhuriyet Gazetesinde yayınlanan "Genç Subaylar Rahatsız!" haberi çok ses getirmiş,karşı devrim elemanlarından ağır eleştiri almıştı.

Sonrasında Özkökün görev süresinin dolması söz konusu olunca,AKP bu ballı katmerli orduyla arasını bozmamak için birtakım tertiplere girişti.İlki o sıralar Kara Kuvvetleri Komutanı olan ve ordunun başına geçmek üzere olan Yaşar Büyükanıta yönelik "Yahudi,Siyonist" iddialarıydı.Milyonlarca telefona bu yönde mesajlar çekilmiş,ne hikmetse asıl suçlular bulunamamıştı.

Ordu,Büyükanıt başına geçtikten sonra 27 Nisan 2007 muhtırasında açık taraf olduğunu açıklamıştı.Fakat seçimlerin erkene alınması,Abdullah Gülün Cumhurbaşkanı olması gibi olaylar sonucunda Dolmabahçe Buluşmasının da etkisiyle orduyu yönetenlerin "tam siper" yani sessiz sedasız beklemekte olduğunu gördük.Üzüldük!

Şimdi işleyeceğimiz konu ise bugün Ergenekon olaylarına kadar uzanan, Şemdinli ile başlayan tertipler zinciri..

9 Kasım 2005 te Şemdinli de bir kitabevinde patlayan bomba Türkiye`de kontrgerilla tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.Olayda kitabevi sahibi "eski" terörist bombayı son anda "farkederek" kendini dışarı atıyor.Sonra bir araç görüyor,"şüpheleniyor" ve o sırada "tesadüfen" orada olan bir grup PKK lı ile gidip araça saldırıyor.O sırada aracın içindeki subaylar hedef alınıyor,araç yakılıyor.Bu tesadüfler zinciri arasında asıl tesadüf ise o subayların o sırada orada olmasıdır.Buna tesadüf de demeyelim,istihbarattan birileri teröristlere o sırada orada subay bulunacağını PKK ya iletmiştir!

Bu olayların iddianamesi ise Türkiyede büyük infial yaratmış,KKK Org. Yaşar Büyükanıt iddianamede azmettirici gibi lanse edilmiştir.Sonuç: Tertip çökmüş,savcı ve istihbaratçı Sabri Uzunun meslek hayatlarına büyük darbe indirilmiştir.Fakat bu kişiler karşıdevrimin kendisinin verdiği kurbanlardır.Özellikle bu insanlar öne sürülmüş,yine aynı nedenlerle bitirilmişlerdir.Biz o dönem "Bu Da Size Ders Olsun Ey Kemalizm Düşmanları" diyerek kararlılığımızı göstermiştik.Büyükanıt o dönem "Yargılanırsam onur duyarım" demişti.

İkinci Ayak : Cumhuriyet Gazetesinin bombalanması ve akabinde Danıştay Saldırısı

Danıştaya bir karşıdevrimci avukat giriyor,türban aleyhine karar veren yargı üyelerine Glock marka tabancayla saldırıyor.Bir şehit veriyoruz.O sıralarda yine biz "Ankarada Allahın Askerleri" diyerek tertibin kimlere uzandığını açıklamıştık.Bu teröristin ailesi de bunun destekleyicisiydiler,olayı cihat olarak yorumlayanlar vardı.İktidardan ufak bir taziye ve geçmiş olsundan başka bir tepki gelmemişti.Teröristin Cumhuriyet Gazetesini de bombaladığı ortaya çıktı.

Üçüncü Ayak : Atabeyler

Atabeyler "Çetesi" olarak lanse edilen bir grup görevli Türk Ordusu için çalışan subay evlerine yapılan baskınla gözaltına alınmış, tutuklanmış,ilk başta 39.5 yıla çarptırılmışlardır.Tesadüfe bakın ki bu grubun evinden de suikast planları çıkmıştı.Bu tertip de ellerinde patladı.

Dördüncü Ayak : Dink Cinayeti

Türkiye, Hrant Dinkin öldürülmesiyle milliyetçiliğe tavır aldırmaya çalışan güçlerin eline düştü.O sıralar AKP ye karşı yükselen milliyetçilik, Atatürkçülük ve devrimciliğin halka anlatımı "Hrantı bunlar öldürdü." şeklinde oldu.Fakat ne hikmetse öldüren grup BBP li çıktı.BBP den doğru dürüst kimse yargı karşısına çıkarılmadı.Tertip ellerinde patladı.Hrant öldüğüyle kaldı.Yine "Hepimiz Ermeniyiz" adıyla yapılan yürüyüşe Türkiyenin hepi topu 50 bin Ermenisi katıldı,Türkiye içimizdeki Ermenileri görmüş oldu!

Beşinci Ayak : Ümraniye Bombaları ve Ergenekon Operasyonu

12 Haziran 2007 de Danıştay Saldırısı ile ilgili olduğu yolunda polise gelen bir "ihbar" ile Ümraniyede bir gecekonduda 27 tane el bombasının bulunması,bugünkü Ergenekon iftiralarının önünü açmıştır.Operasyonun ilk bölümünde Muzaffer Tekin ve Kuvayi Milliye Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Oktay Yıldırımın da içinde bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.Operasyonun sonraki bölümleri ise ulusal güçlere karşı tam bir şova dönüştü."Musanın Gülü","Musanın AKP si" gibi muhalif kitapların yazarı Ergün Poyraz,ulusalcı cephenin en büyük gazetesi Cumhuriyet in başyazarı İlhan Selçuk,İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek,Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu,Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Ferit İlsever,Doç. Dr. Emin Gürses,Erol Mütercimler,Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay,ATO Başkanı Sinan Aygün ve Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı E. Org. Şener Eruygur ile E. Org Hurşit Tolon gibi ulusal güçlerin saygı duyduğu, güvendiği, toplumun saygın isimleri gözaltına alınarak siyasi bir operasyon sergilendi.Halk bunlar karşısında sindirildi."Bizi de alırlar mı?" korkusu halkın içine işledi ve faşist devletlerin "polis devleti" anlayışı yerleşti.Bu sayede en son 19 Temmuzda Kadıköyde düzenlenen mitinge 2 bin yurtsever katıldı.

Bugün de Türkiyenin beş ilinde eş zamanlı olarak 26 kişinin gözaltına alındığı haberi geldi.Bu son operasyonun bence en önemli özelliği gericiliği genel olarak damarlarında akıtan Konyadaki son direnişçilerin temizlenmesi ve Kürtçüleşen Mersinin direnişçi Atatürkçü güçlerinin susturulmasıdır.

Biz,gerçeklerin farkında Kemalistler olarak iktidarın bu tür tertiplerinin ellerinde patlayacağına inanıyoruz.Atatürkün kendilerine verdiği görevi yerine getiren Türk aydınları hiçbir zaman böyle tertiplerle durdurulamaz.Bundan önce bu tertipleri gördük.Dünyanın her yerinde,sosyalist gençlere ve aydınlara karşı bu tür karalama kampanyaları gerçekleşmiş,sonuç alınamamıştır.Bu,bizim ülkemiz için de böyle olacaktır.Zira ne Türk Ordusunun ne Türk Aydınının ne de Türk Gencinin ellerinde kan yoktur.

Hodri Meydan : Atatürkçüler Direnişe Devam!

Bu yazıda Türkiyede işbirlikçiliğin kökenlerini fazla ayrıntıya giremeden işledik.Bugüne kadar gerçekleştirilenleri anladığımızda Ergenekon adlı hayali örgütün terörist olarak nitelenmesinin sebebinin Atatürk,üniter devlet ve laiklik olduğunu görüyoruz.Atatürk İhtilali her tür Türk düşmanına travma yaşatmıştır.Sorunları Atatürkledir!

Biz Ergenekon için "Terörist" demeyiz,zira bütün bu tertiplerle "Asıl Terörist" belli olmuştur.Terörist aramaya gerek yok,burnumuzun dibinde,Irakta kullanılan Amerikan bayraklarında arayın teröristi.NATO bünyesindeki kontrgerillada arayın teröristi.Ülkemizi yönetebileceğini sanan işbirlikçilerde arayın teröristi.PKK yı düz ovaya sokanlarda arayın!Terörist olan, Aziz Nesin ve Sivasta yanan aydınları Ergenekoncu yapan,Deniz Gezmişi ise çete lideri olarak lanse eden Vakit, Zaman, Yenişafak, Sabah gazeteleridir.İlhan Selçukun çok önceleri dediği gibi "Bitsin şu soytarılık!".

Biz Türkiyenin kurtuluşu BOPta değil GAPtadır derken BOP eşbaşkanı olduğunu,dolayısıyla Amerikanın memuru olduğunu açıklayanlardan hesap sorulması gerekir.Terörist olan teröristi masaya çağırandır.Hangi güçlü devlet teröristle masaya oturur?Barzani, Talabani, Apo gibi bütün teröristlerin tek bir yere rapor verdikleri bellidir : ABD!

Şimdi Karar Verin : Asıl Terörist Kim?

Atatürk`ü savunanlar bu ülkede Kemalin Askeridir! Terörist Değil!
1 YorumYorum yaz!Bağlantı

10/7/2008 - Zahmet olacak ama ara sıra teröristlerin telefonlarını da dinley

Kategori: Teror

Zahmet olacak ama ara sıra teröristlerin telefonlarını da dinleyin

"150’şer kişilik, 40 ekip kuruldu.

Eşzamanlı baskınlar yapıldı."

Ergenekon operasyonunu böyle duyurmuştu devletin haber ajansı...

"150’şer kişilik, 40 ekip."

*

Evinde pijama-terlik oturan emekli generalleri yakalamak için "6 bin polis"i seferber edersen, bırak vatandaşları, polisi korumak için bile polis kalmıyor maalesef.

*

Hangi gazetecinin telefonda kiminle konuştuğunu, kiminle hatıra fotoğrafı çektirdiğini biliyorsun, dinliyorsun, izliyorsun... Adam elinde pompalı tüfekle burnunun dibine gelmiş, haberin yok.

*

Eminim, polislerimizi şehit edenleri, "Mustafa Balbay’ın tetikçileri" ilan edecektir yalaka gazeteler...

Biz gene de hatırlatalım:

Neve Şalom, Beth Israel.

Sadece 5 gün sonra...

HSBC, İngiliz Konsolosluğu.

Ya, Cumhuriyet Gazetesi?

6 günde 3 defa bombalandı.

Atıp, kaçtılar.

Atıp, kaçtılar.

Atıp, kaçtılar.

Kaçanlardan biri, gitti...

Danıştay’ı bastı.

Sonra, Hrant.

Şimdi, bu.

*

Vali, hep aynı vali.

Polis şefi, hep aynı polis şefi.

*

Türkiye’yi ve dünyayı ayağa kaldıran korkunç olaylar yaşanıyor bu şehirde... Belli ki, ağır istihbarat zafiyeti var, konsantrasyon bozukluğu var. Ama bakıyorsun... Havaalanında esas duruşta bakan karşılamaktan, gazetecileri dinlemekten, emekli generalleri o cezaevinden bu cezaevine taşımaktan, Sinan Aygün’ün eurolarını saymaktan, milletin gözüne biber gazı sıkıp, hastaneye gaz bombası atmaktan, tribüne kurulup maç seyretmekten, teröristleri takip etmeye vakitleri yok arkadaşların.

Yılmaz Özdil 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->
Kemalizm - Tam Da Şimdi

Son Yazılar

Ne Mutlu Hamaslıyım Diyene...
Tam Bağımsız Gazeteci : Uğur Mumcu
Deniz Feneri az! Okyanus Feneri lazım bunlara...
KAHRAMAN TÜRK ORDUSUNUN PAŞALARINI SERBEST BIRAKIN..
Okulları Da Nakite Çeviriyor!
Büyük Taarruz ve Sonrası
Türk Ve Dünya Tarihinin Akışını Değiştiren Bir Zafer
Atatürk de Ergenekon’da
Bu ülkede sizin neyiniz var?
Mumcudan İnönüye
Bu da oldu: Sanık, hükümlüyü affetti
İşte Gül'ün Rektörü
YOMANGO : Modern Çağın Robin Hoodları
Soros'un askerlerini nasıl eğittiniz?
RÜŞVETİN BELGESİ
Genç Akademisyenler, Batı ve Liberaller
Zırhlı Otomobil
YAŞ...
Gidişat
Masumlaşan PKK ve “Mağdur Kürtler”
"DURMAK YOK YOLA DEVAM"
THKPC VE KEMALİZM SAVUNMASI - Mahir ÇAYAN
İstanbulda Terör Saldırısı
Asıl Terörist Kim?
Ordumuza Destek Olmalıyız!

Kategoriler

Arkadaşlarım

hussoloji
ikizler
blogekle
geyikfm09
asimavi
benimki
hogsmeade
esedereli
dilayli
ikizizbiz
gazikemal
offff
c2n3r
cumhuriyethalkpartisi
dergii
akkelebek
aykizz
hayaliduman
askcicegi
sizinbloglariniz
lnur
indeterminist
ahmetfidan
ismailgumus91
kemalistiz
aycasu

Kemalistler.Net